fall out - Türkisch Englisch Wörterbuch

fall out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fall out — Definition

Aussprache (IPA):
(AmE /fɔːl aʊt/ – BrE /fɔːl aʊt/)
Wortart:
Fiil: fall out (falls out – fell out – falling out)
Synonyme:
quarrel, break up, result

Bedeutungen von dem Begriff "fall out" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 16 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
fall out v. dışarıya çıkmak
The commander ordered the soldiers to fall out.
Komutan askerlere dışarı çıkmalarını emretti.

More Sentences
fall out v. bozuşmak
I haven't seen Karen since we fell out last month.
Geçen ay bozuştuğumuzdan beri Karen'i görmedim.

More Sentences
fall out v. dökülmek
Her hair is falling out due to stress.
Stresten dolayı saçları dökülüyor.

More Sentences
fall out v. arası bozulmak
Luca has fallen out with his father.
Luca'nın babasıyla arası bozuldu.

More Sentences
fall out v. araları açılmak
fall out v. kavga etmek
fall out v. dışarıya düşmek
fall out v. ortaya çıkmak
fall out v. eksilmek
fall out v. sıradan çıkmak
fall out v. külahları değişmek
fall out v. arası açılmak
fall out v. sonuç olarak ortaya çıkmak
Phrasals
fall out v. dökülmek (saç, diş)
Law
fall out v. kavga etmek
Military
fall out v. sıradan çıkmak

Bedeutungen, die der Begriff "fall out" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 89 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
fall-out n. atık
fall-out n. nükleer atık
fall-out n. radyoaktif çökelek
fall-out n. radyoaktif tortu
fall-out n. yan ürün
fall-out n. döküntü
fall out in the end v. külahları değişmek
fall out with somebody v. biriyle bozuşmak
fall out with somebody v. arası açılmak
fall out with v. bozuşmak
fall out with v. külahları değişmek
fall out with v. kavga etmek
fall out of favor v. ikbalden düşmek
fall out with v. papaz olmak
fall out of favor v. gözden düşmek
fall out with v. birbirine girme
fall out with v. arası açılmak
fall out of favor with v. gözden düşmek
fall out with each other v. birbirine düşmek
fall out of bed v. yataktan düşmek
fall out of bed v. hızla düşmek
fall out of bed v. hızla taban yapmak
fall out of touch with v. -ile irtibatı kaybetmek
fall out of touch with v. -ile irtibatı yitirmek
fall out of work v. işsiz kalmak
fall out of a window v. pencereden düşmek
fall out of a helicopter v. bir helikopterden düşmek
fall out of tune v. akordu bozulmak
Phrasals
fall out with (someone) over (something) v. (biriyle bir konuda) bozuşmak
fall out with (someone) v. (biriyle) ağız dalaşına girmek
fall out with (someone) v. (biriyle) tartışmak
fall out with (someone) about (something) v. (biriyle bir şey) hakkında kavga etmek
fall out with (someone) v. (biriyle) külahları değişmek
fall out with (someone) v. (biriyle) kavga etmek
fall out with (someone) about (something) v. (biriyle bir şey) hakkında birbirine girmek
fall out with (someone) about (something) v. (biriyle bir konuda) arası açılmak
fall out with (someone) about (something) v. (biriyle bir konuda) külahları değişmek
fall out with (someone) over (something) v. (biriyle bir konuda) arası açılmak
fall out with (someone) over (something) v. (biriyle bir konuda) külahları değişmek
fall out with (someone) v. (biriyle) birbirine girmek
fall out with (someone) v. (biriyle) atışmak
fall out with (someone) about (something) v. (biriyle bir konuda) bozuşmak
fall out with (someone) v. (biriyle) papaz olmak
fall out with (someone) v. (biriyle) bozuşmak
fall out with (someone) over (something) v. (biriyle bir şey) hakkında kavga etmek
fall out with (someone) over (something) v. (biriyle bir konuda) papaz olmak
fall out with (someone) v. (biriyle) arası açılmak
fall out with (someone) about (something) v. (biriyle bir konuda) papaz olmak
fall out with (someone) v. (biriyle) kapışmak
fall out with (someone) over (something) v. (biriyle bir şey) hakkında birbirine girmek
Idioms
fall out with someone over something v. biriyle gırtlak gırtlağa gelmek
fall out with v. bozuşmak
fall out of love with v. aşkı bitmek
fall out with v. kapışmak
fall out with v. ağız dalaşına girmek
fall out with v. birbirine girmek
fall out with v. atışmak
fall out of love with v. sevgisi tükenmek
fall out with v. kavga etmek
fall out of love with v. sempatisi kalmamak
fall out with v. tartışmak
fall out of love with v. soğumak
fall out of favour v. gözden düşmek
fall out of favour v. çaptan düşmek
bottom fall out of something v. dibe vurmak
bottom fall out v. en dibe vurmak
fall out of favor with someone v. birinin gözünden düşmek
fall out of love with v. birini artık sevmemek
nearly fall out of (one's) chair v. (şaşkınlıktan, korkudan) neredeyse oturduğu yerden düşmek
nearly fall out of (one's) chair v. (şaşkınlıktan, korkudan) neredeyse koltuktan/sandalyeden düşmek
fall out of favor (with one) v. (birinin) gözünden düşmek
fall out of love v. artık sevmemek
fall out of love with (someone) v. (birine) sempatisi kalmamak
fall out of love v. sempatisi kalmamak
fall out of love v. sevgisi tükenmek
fall out of love with (someone) v. (birine olan) sevgisi tükenmek
fall out of love with (someone) v. (birini) artık sevmemek
fall out of love with (someone) v. (birinden) soğumak
fall out of love with (someone) v. (birine olan) aşkı bitmek
fall out of love v. soğumak
fall out of love v. aşkı bitmek
Technical
radioactive fall out n. radyoaktif serpinti
radioactive fall out n. radyoaktif yağış
radioactive fall-out n. radyoaktif yağış
radiactive fall-out n. ışınetkin serpinti
fall-out n. ışınetkin kül
Meteorology
radioactive fall out n. radyoaktif döküntü
Military
nuclear fall out n. nükleer serpinti
radioactive fall-out n. radyoaktif serpinti